Kalandar Soğuğu Nihayet Sinemalarda

By | 17 Eylül 2016

Eskiden büyüklerden duyardık Kalandar Soğuğu filminin bu adını. Kalandar soğuğu geldi, diye mevsimin çok çetin olduğundan dem vurulurdu. Şimdilerde öğrendim ki, Kalandar dediğimiz Rumi takvimin birinci ayı ve bu da Miladi takvimde 14 Ocak gününe denk geliyormuş.
Şimdilerde ise Kalandar Soğuğu aynı adlı bir sinema filmiyle gündemde. Aslında film yeni de sayılmaz. Orada burada birkaç ödül ve gösterimden sonra nihayet sinemalarda beyaz perde de gösterime girdi.
Merak edenler için Kalandar ayıyla ilgili Wikipedia sayfasındaki bilgiler;

Kalandar, Rumi Takvim’in ilk ayıdır. Kalandar’ın birinci günü, Miladi Takvim’e göre Ocak ayının 14. gününe tekabül eder. Karadeniz Bölgesinde, özellikle Trabzon ilinde bu gecenin ayrı bir önemi vardır. Geleneksel olarak bu gecede çocuklar dışarı çıkar ve evleri dolaşmaya başlarlar. Ellerindeki poşetleri evlerin kapısına koyup zile bastıktan sonra ev ahalisinin poşetin içine koyacakları hediyeleri beklerler ve bu sırada da bazı maniler söylerler. Ermeni folkloruna Kağant adıyla geçen gelenek, Ermenilerden Dersim Kürtleri ve bazı Zaza aşiretlerince de “gağant” adıyla benimsenmiş olup benzer eğlence ve törenlerle kutlanmaktadır. Kalandar ayının ilk günü eve giren kişinin uğur getireceğine inanıldığından zengin ve temiz giyimli kişilerin eve girmesi beklenmektedir.[1] Bir mani örneği olarak;
“Kalandar gecesi devlet bacası,
Tasımı dolduran cennet hocası.,
Doldurtmayan cehennem hocası,
Üstte erkeği altta dişi.”
verilebilir.

Merak edenler için de Kalandar Soğuğu filminin konusunun özeti;

kalandar-soguguKaradeniz’in bir dağ köyünde, ailesiyle birlikte yaşayan Mehmet, bir yandan beslediği birkaç hayvanla, günlük ihtiyaçlarını temin ederken, diğer yandan büyük bir tutkuyla; dağlarda maden rezervi aramaktadır. Zamanla umutsuz bir çabaya dönüşen maden arama fikri Mehmet’in duyduğu bir haberle yerini yeni bir maceraya bırakır; Mehmet Artvin’de gerçekleştirilecek olan boğa güreşlerine katılacaktır. Sıradan bir yaşam mücadelesi gibi görünen bu hikâyenin arka planında, dokunaklı bir hayatın, inceden inceye örülen bir mücadelenin, doğa, insan ve hayvan ilişkisinin naif bir portresi çizilmektedir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir