‘Küba Aşısı’ Bir Efsane mi? Kanserin Tedavisi Bulundu mu?

By | 20 Eylül 2016

Birkaç sene önce Küba’da geliştirilen ‘kanser aşısı‘ ile ilgili tartışmalar tıp dünyasını meşgul etmeye devam ediyor. Dr. Yavuz Dizdar ise bu aşının henüz test aşamasında olduğunu ısrarla vurguluyor. Peki kanseri tedavi ettiği umuduyla aşı olmak için Küba’ya giden hastaların akıbeti ne oldu? İki sene önce yaşanan bir vaka, mucize diye tanıtılan ‘Küba aşısı’ ile ilgili tüm gerçekleri gözler önüne serdi. İşte o hastanın sonu…

Küba aşısı’ bir efsane mi? Kanserin tedavisi bulundu mu? İşte yanıtı…
Küba’daki bilim insanlarının bulduğu kanser aşısı gerçekten bir mucize mi? Kanserin tedavisi bulundu mu? Bitkisel tedaviler işe yarıyor mu? Bu ve benzeri sorular kanser hastalığının, umut tacirlerinin en çok kullandığı hastalık olması sebebiyle soruluyor. Tedavisi hakkında asparagas haberlerin en çok yapıldığı ve bilimsel olmayan ya da test aşamasındaki yöntemlerin dilden dile dolaştığı kanser hastalığı için uzmanlar hatırlatıyor: Kanserin tedavisi henüz bulunmadı.
kuba-asisiKanser hastalığının görülme oranı her geçen gün artarken, tedavisi ile ilgili bilimsel ve bilimsel olmayan yeni yöntemler sık sık karşımıza çıkıyor ve hastalar öğrendikleri bu yöntemleri sorgulamadan uygulamaya koyuluyor. Örneğin bundan birkaç sene önce ‘Zakkumcu doktor’ olarak anılan Operatör Dr. Ziya Özel’in, araştırmalarına dayanarak zakkumun kansere iyi gelebileceğini söylemesi üzerine bazı hastalar, zakkumu doğadan topladığı hali ile tüketmiş ve bir sonuç alamamışlardı. Hatta bir dönem Özel’in ilaçları el altından satılmış ve kullanılmıştı. Oysa ki Özel, zakkum ekstreli ilacın test aşamasında olduğunu sık sık dile getirmiş ve sadece ‘bu bitkinin kanserin tedavisi bakımından incelenmesi gerektiğini’ söylediğini vurgulamıştı.
Kanserin tedavisi mümkün mü?

Şimdi de Küba’da geliştirilen kanser aşısı ile ilgili aynı durum yaşanıyor. Geçtiğimiz gün bir televizyon programında konuşan Dr. Yavuz Dizdar, bu aşıyı geliştiren Kübalı ekiple daha önce görüştüğünü ve aşının henüz test aşamasında olduğunun altını çizerek, kanseri kesin olarak yenecek bir ilacın hala geliştirilmediğini açıkladı.
Kanser aşısından medet umarak Küba’ya tedaviye giden bir hastanın yaşadıkları Dizdar’ın söylediklerini kanıtlar nitelikte oldu. Vatan’dan Esra Can Sinav’ın haberine göre 2013’te akciğer kanserine yakalanan Burhanettin Çevik, Küba’da geliştirilen kanser aşısını öğredi ve tedavi olmak için 2014’te Küba’ya gitti. Ancak Çevik, olduğu aşılar neticesinde bir süre iyileşme gösterse de 7 ay sonra hayatını kaybetti. Çevik’in eşi ise konu ile ilgili olarak, aşının kanseri engellemediği, sadece biraz daha yaşamak isteyen hastalar için ağrısız bir süreç yaşamasına imkan verdiği açıklamasını yaptı. Hatta Burhanettin Çevik’in hastalığının, aşıların etkisi geçtikten sonra daha katlanılamaz hale geldiği söylendi.
Mucizevi bir etki beklenen ancak henüz test aşamaları tamamlanmamış bu aşı ve daha pek çok yöntem için uyarılarda bulunan uzmanlar, hastaların bu konuda daha temkinli yaklaşmaları konusunda uyarıyor.

2 thoughts on “‘Küba Aşısı’ Bir Efsane mi? Kanserin Tedavisi Bulundu mu?

  1. Mehmet

    Kanser vakaları böyle devam etmeyecek. Deneye deneye tedaviler sonuçlanacaktır.

    Reply
  2. diyet yapan panda

    bizde olmayan birşeyi çok iyi yaptıkları bir gerçek. birinci basamak sağlık hizmetlerini çok iyi uyguluyorlar. en son hiv virüsünün anneden bebeğe geçişini engellemeyi başardıklarını dünya sağlık örgütü açıkladı. 2 ay önce de kızamıkçığın amerika kıtasında tamamen ortadan kaldırıldığını açıklamışlardı.

    okyanus ötesinde bu tür gelişmeler olurken bizde ise geçtiğimiz günlerde bir baba mahkeme kararıyla bebeğine hepatit b aşısının vurulmasını engelledi.

    bir ülkenin kalkınması için eğitim ve sağlık hizmetleri ön planda olacak. türkiye’de öğretmenlik yıllar önce herkese formasyon verilerek bitirildi ; “hiç olmazsa öğretmen olursun , hem 3 ay da tatilin var” gibi basit bir seviyeye indirgendi. doktorluğun ise özellikle son 5 yılda çeşitli politikalarla içi boşaltıldı. insanlar şiddet olayları nedeniyle hasta ve hasta yakınlarıyla karşı karşıya kalabilecekleri branşlardan uzaklaşmaya başladılar. siz bakmayın televizyonda yapılan helikopterli reklamlara. nakil yapılacak organı almak için gecenin 2’sinde kendi imkanlarıyla 300 km yol yapıp sabaha karşı ameliyata girip öğleye doğru ameliyattan çıkan doçent cerrah bilirim. bu verdiği emeğin karşılığını maddi olarak alamayan doktor da biraz ismi biliniyorsa hemen özele geçiyor.

    “sen beni acilde nasıl bekletirsin” veya “sen benim çocuğuma nasıl düşük not verirsin” gibi bahanelerle en çok şiddeti gören de bu iki meslek grubu.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir