Özel Okul mu, Devlet Okulu mu?

By | 11 Mart 2017

Çocuğu olan tüm velilerin ilkokul, ortaokul ve lise dönemlerindeki en önemli sorularının başında gelir bu soru. Çocuğumu özel okula mı, devlet okuluna mı göndermeliyim.

Herkesin hesabı kitabı farklı. Herkesin istediği de aslında aynı şey. En doğru tercihi en güzel şekilde yapabilmek. Devlet okuluna giderse çocuğun akademik başarısı ne ölçüde gelişecek. Özel okula giderse vaat edilen herşey yapılacak mı. Koca senenin sonunda ya da, 4 yılın sonunda geriye dönük bakıldığında “iyi ki bu kararı vermişim” diyebilecek misiniz?

Devlet Okulu mu?

Devlet okullarını ele aldığımızda idarenin profili oldukça önemli. Balık baştan kokacağı gibi, baştan da kaliteyi ortaya koyacaktır. İdarenin öğrencilerle ilgili hedefi nedir, diğer okullardan farklı olmaya çalışıyorlar mı? Başarılı olma gibi bir hedefleri var mı? Memur mantığı içinde mesai saatleri içinde sınıfa girip, dersleri anlatıp zil çalınca ayrı bir dünyaya mı geçiyor öğretmenler yoksa öğrencilerini her an önemsiyorlar mı? Akşam evlerine gittiklerinde, o gün boyunca okulda geçirdikleri saatleri verimli bir gün olarak mı değerlendiriyorlar yoksa yarın da aynı sınıf, aynı öğrenciler, aynı problemler yumağının içinde olacakları için yaptıkları meslekle ilgili olarak “bir daha dünyaya gelsem asla” mı diyorlar.

Somutlaştıralım…

Bir arkadaşımın başından geçenleri kendi sözleriyle okuyalım.

Ortaokul öncesinde bu düşünceler içinde epey bir zaman geçirip sonunda çocuğumu devlet okuluna göndermeye karar verdim. Bulunduğum bölgenin en iyi ortaokuluymuş bu okul. Birkaç veliden de aynı yönde geri dönüşler alınca kayıt için okula gittik. Okulun müdür yardımcısıyla görüştük. İdareci okulunu doğal olarak övecektir. 5. sınıf öğrencileriyle ilgili olarak o yıl özel planları olduğunu, kaliteli öğretmenlere sahip olduklarını ve bu yılın gerçekten farklı olacağını iddia ediyor. Gayet güzel, en azından kafa yoran, öğrencilere birşeyler vaad eden bir idare var… Diğer taraftan yine aynı idareci çocuğunu aynı zamanda İngilizce kursuna göndermeyi düşünüyoruz dediğimde “bunun gereksiz olduğunu”, okulda zaten bir İngilizce dersi ve ek olarak da seçmeli İngilizce dersi olduğunu söyledi.İdarecinin baştaki plan projelerinden sonra, duyduğum bu enteresan yorumla ilk golü yemiş olduk. Ancak devam eden süreçte daha iyi bir alternatif bulamayınca bu okulda karar kıldık.

Eğitim dönemi başladı. Arada çocuğu okula ben bırakıyorum. Bazen de akşamları erken gidip yine ben alıyorum. Bu günlerin birinde ders bitmeden sınıfın kapısına yaklaştım.

Ders Matematik

Öğretmen masasındaki öğretmen kendi dünyasına dalıp gitmiş uyukluyor. Sınıftaki öğrenciler de doğal olarak hepsi kendi havasında zilin çalmasını bekliyorlar. Akranları diğer okullarda matematiği belki de atomlarına ayırırken, bizim sınıfta ders bile işlemeyen bir öğretmen var. 2-3 hafta sonra ilk matematik yazılısı oldu. Bizim ufaklı 60-70 li bir not alıyor ve sınıfın genel durumu daha da kötü…  Bu, çocuğun ilkokuldan bu yana aldığı en kötü not olduğu için haliyle şaşırdık. Öğretmen aynı hafta ilk yazılıyı iptal edip tekrar bir yazılı yapıyor. Bu sefer 90-100’ler havada uçuşuyor. Bir orta yolu tutturamadı derken, okul idaresiyle konuştuğumda bu öğretmenin çok kaliteli bir hoca olduğunu ve aslında üniversite hocası olduğunu öğreniyorum. Güler misin, ağlar mısın. Üniversite hocası ortaokul 5. sınıf öğrencisine matematik dersine giriyor. Neyse ki, 1-2 ay sonra normal bir ortaokul matematik öğretmeni derslere girmeye başladı da bu saçmalıktan kurtulmuş olduk.

Ders Fen Bilgisi

Öğretmenlere de hak vermek gerek. Bir sürü sınıf ve birsürü öğrenciden hangilerini doğru bir şekilde tanıyabilirler mi deyip, ufaklığın fen bilgisine hastalık derecesinde ilgisinin olduğunu, sabah akşam deneylerle yaşadığını, doğayı, hayvanları, uzayı ve bilimi çok sevdiğini anlattık ki, bu merakı ve sevgisi körelip de bitmesin. Öğretmenimiz mesajımızı almış olmalı ki, ertesi gün bizim ufaklığı yanına çekip, onun asistanı olarak sınıfa lanse ediyor. Bu gerçekten harikaydı. “Harikaydı” diyorum öünkü bu asistanlık sadece o gün oldu sonrasında bitti. Öğretmen asistanına bir konuyla ilgili sunum hazırlamasını istiyor. Bizim ki, büyük bir heyecanla sunumu hazırlıyor, çalışmasını yapıyor, ertesi gün derse gittiğinde çalışmayı yaptığını söylüyor. Öğretmen çalışmayı alıp teşekkür ediyor ve bitti. Sadece bu kadar. Lütfedip de çocuğa bu çalışmasını sınıfa anlatmasını bile düşünmedi. Teşekkür ediyorum sana Fen Bilgisi öğretmenim. Sonrası? Sonrası yok, bu kadar işte.

Ders Müzik

Bizim ufaklık küçüklükten beri müziğe de meraklı. Piyanoyla ilgileniyor. Oturup kendisi müzik parçalarını dinleyip notalarını bir kağıda yazıp sonra piyano da bunları kendisi çalıyor. Müzik kulağı olduğu gibi, bilgisi de kendisini geliştirmeyi devam ettirecek kadar mevcut. Okulda müzik sınıfı da varmış, aman ne güzel. Birinci dönemin bilmem kaçıncı ayında sonunda müzik sınıflarına inebiliyorlar ki, bildiğimiz normal sınıf. İçerde tabii ki bir piyano yok. Bizim küçük piyanist okuldaki melodikayı çalamıyor. Müzikten anlamıyor neredeyse…

Ders Türkçe

Öğretmenimiz sınıfın, belki de okulun en harika öğretmeniydi. Bütün öğrencilerle ilgilenip, herkese okumayı, çalışmayı sevdiriyordu, bunun için çalışıyordu. Hakkını veriyordu. Neyse ki, en azından bir “öğretmenimiz” var ve sınıfa öğrencilere sahip çıkıyor diye düşünürken bir de baktık ki, öğretmenimizin talebi olmadığı halde başka bir okula tayini çıkmış. Yerine gelen başka bir Türkçe öğretmeni oldu tabii. Ancak adını da unuttum. Çünkü 1-2 hafta geldi. Sonra bir diğeri… Ufaklığın anlatımıyla herkese bağırıp duruyor. Ufaklık da hakkını veriyor. “Hep bağırıyor ama bazen haklı olduğu bağırmaları da var” diyor. 🙂

Diğer derslerde de farklı birşey yok açıkcası.

Yukarıdaki tecrübelerini aktaran arkadaşım şimdi seneye ne yapıp ne edip çocuğunu bir özel okula göndermenin yollarını arıyor. En son düşüncesi, “Bir daha devlet okulu mu? Asla…”

Devlet okulu tarafında durum böyle.

Başka bir arkadaşımın bu sefer özel okullarla ilgili tecrübelerini de aşağıda okuyalım.

 

One thought on “Özel Okul mu, Devlet Okulu mu?

  1. Pingback: 2017-2018 Özel Okullar Bursluluk Sınavları | Renkli Gazete

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir