Sueno Hotels Beach Beni Şaşırttı

By | 30 Haziran 2018

Evet beş gündür  buradayız  bir seminer dolayısıyla. Yoksa bana kalsa kırk yıl dursam, öyle sanıyorum ki, gelmeyi asla düşünmeyeceğim bir yer. Bu büyük konuşma kategorisine girer mi bilmiyorum?

Neyse Sueno diyorduk değil mi? Güzel olan buraya gelmemin, yeniden denizi görmeme vesile olması. Yoksa diğer türlü, şatafatlı bir taş yığını bana  göre.  Böyle bir yerde tatil yapmak gibi bir düşüncem olmadığı için, bir kriterim de yok.  Ancak ben her şeyde genel olarak temizliğe ehemmiyet verdiğim için,  bu noktada eleştireceğim bayağı bir konu var. Tamam taş yığını olarak güzel, doğadan da nasiplenmiş, denize yakınlığı en güzel tarafı. Doğayla iç içe olduğu nispette güzeldir bir çok şey. Ve burası da öyle.

Ancak temizlik olarak sadece dışardan gelen insanlara karşı değil, aynı zamanda kendi kültüründe yaşayan insanlar için de bir temizlik anlayışı olmalı ve bu yok. Bu hotele bayılanlar da olmuştur elbet, ama  ben  beş yıldızı hakedecek bir tarafının olduğunu düşünmüyorum. Beş yıldızlı bir hotelde garsonlar çatalı kaşığı servis ederken nasıl tutması gerektiğini bile bilmiyor. Kendimi herhangi bir şehrin otobüs terminalinde ya da sıradan bir dinlenme tesisinde yemek yemiş gibi hissettim bir çok zaman,  garsonlar çay vs.  içecek dağıtırken. O kadar özensiz ve kaba bir görünümdeler ki, onları izledikçe eğitimin her alanda ne kadar gerekli olduğunu düşündüm bir kez daha. Hani biz de öğretmenlerimiz yıldız atar ve sonra o yıldızlı pekiyi olur ya… Buranın beş yıldızı değil bu anlamda bir yıldızlı pekiyisi bile yok bana göre. Yani eleştirilecek, özellikle temizlik anlamında çok eksiği var. Sadece garsonların  davranışı değil, genel olarak sıfırın altında bir temizlik anlayışları var.

Denize yakınlığı mı güzel? Ama, deniz her yerde ve herkesin ve de bedeva…

Neyse buranın da çarkı böyle döner gider herkes memnunsa sorun yok.  Ben de bir daha gelmem olur biter. Belki de ben abartıyorumdur, banane değil mi?

Hepsini boşverin de, denize bakıp yapayalnız bir kumsalda günbatımı izlemek, yapayalnız hissederek kendinizi ve denizle gökyüzüyle birleşerek. Herşeyden güzel ve aslında bir çok şeye değer. İnsanın kendini dinlemesi kadar güzeli yok ve bunun için bazen böyle terapiler herkese gerekiyor. Kendimizi kandırıyoruz aslında gün içinde “iyiyim” diyerek. Böyle huzurlu bir anınızda bir tek şeyi anlıyorsunuz sadece,  “Şu an iyiymişim aslında.” Çünkü o kadar eşsiz bir tat bırakıyor yüreğinizde. Kaçabilen her fırsatta kaçsın, kendisini biraz dinlesin ve kafasını da.

Ama akşam gün batımında, ya da sabah gün doğumunda, herkesin gündüz yaşadığını sandığı yapayalnız bir kumsalda aslında sadece böyle yaşanabildiğinin tadına varın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir